Google
 

TEKNOBLOG

18/4/2007 - Mart ayındaki e-postaların yüzde 87'si spam

Kategori: teknoloji

Mart ayındaki e-postaların yüzde 87'si spam

Panda Software, güvenlik servisi olan TrustLayer Mail tarafından Mart ayında taranan e-postaların %87.5’i Spam (istenmeyen e-posta) olduğunu açıkladı.
17 Nisan 2007 23:39
Yazı boyutunu büyütmek için            
Mart ayındaki e-postaların yüzde 87'si spam

Panda Software, güvenlik servisi olan TrustLayer Mail tarafından Mart ayında taranan e-postaların %87.5’i Spam (istenmeyen e-posta) olduğunu açıkladı. TrustLayer Mail kullanan müşterilerin sistemlerinde yapılan analiz sonucunda elde edilen bilgi, Spam’in Bilgi İşlem Departmanlarının başını ağrıtan en önemli sorunlardan biri olduğunu tekrar göz önüne serdi.

 En çok karşılaşılan kötü niyetli kodun, bulaştığı bilgisayarda bir arka kapı açarak DLL kurarak sisteme uzaktan erişime izin veren Mydoom.M solucanı olduğu bulundu. Bu solucan aynı zamanda birçok güvenlik çözümünün doğru çalışmasını önleyip bilgisayarı gelecekteki saldırılara savunmasız bırakmaktadır. 

Panda Software Türkiye Genel Müdürü Cem Haydar Bektaş konu ile ilgili “Spam (İstenmeyen e-posta) şirketlerdeki verim kaybının ana nedenlerinden birisidir. Çalışanlar yüksek sayılarda gelen yararsız mesajı okuma ve silme işlemi sırasında zaman kaybederken, Bilgi İşlem tarafında ise yoğun gelen bu Spam’ler sistem yavaşlamasına neden olmaktadır. Bu da, değerli kaynakların boş yere harcanması ile sonuçlanmaktadır. Bu yüzden, şirketler Spam’lerin bilgisayarlara ulaşmadan durdurulabileceği bir araca sahip olmalıdırlar. Panda Software güvenlik servisi TrustLayer Mail’in avantajlarından biri e-posta ile gelen kötü yazılımları bilgisayara bulaşmadan durdurmasıdır. Böylece, bilgisayarlarda hasara neden olacak kötü niyetli kodlar algılanır ve çalışanlar bilgisayarlara zarar verecek tüm saldırılardan etkilenmemiş olurlar. Bu da, şirketlerde verimliliği ve performansı arttırır” açıklamayı yaptı.

   Panda Software Hakkında;

 Panda Software (www.pandasoftware.com.tr) virüsler, korsanlar, Truva atları, casus yazılımlar, şifre çalma, çöp ve diğer Internet kaynaklı tehditlerle mücadele eden bütünleşik güvenlik çözümlerinin önde gelen geliştiricisi ve sağlayıcısıdır. Devrim yaratan TruPreventTM Technologies ile, Panda Software’in yenilikçi çözümleri yatırımlarda daha hızlı geri dönüş sağlarken müşterileri daha tanımlanmamış yeni tehditlere karşı bile koruma altında tutarlar. Kullanıcılara sanayide tam güncellemeleri sağlayan en hızlı laboratuar olan PandaLabs kötü yazılımlara karşı günde 24 saat, haftada 7 gün ve bütün yıl boyunca bütün dünyada cevap vermektedir.

 Panda Software’in merkezi yönetimli güvenlik çözümleri sunucular, ağ geçitleri ve bütün ağ giriş noktalarını korur ve büyük kurumlar, küçük ve orta ölçekli işletmeler ve tüketiciler için Internet tehditlerine karşı doğrudan ve yüksek etkili bir savunma hattı sağlarlar. Panda çözümleri şirketin bulunduğu bütün ülkelerde uzman destek teknisyen ekipleri tarafından desteklenirler. Teknik destek hizmetleri günde 24 saat, haftada 7 gün mevcuttur.




Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/4/2007 - Osmanlıcayı Latin harflerine çeviren program

Kategori: teknoloji

Osmanlıcayı Latin harflerine çeviren program

Bilim adamları, Arap harflerini, Latin harflerine çeviren bir program geliştirdi. Bu yazılım sayesinde arşivlerde bekleyen milyonlarca belge ve kitap, kısa süre içerisinde günümüz Türkçesi’ne çevrilecek.
 
Osmanlıcayı Latin harflerine çeviren program Tarihçilere, edebiyatçılara, Osmanlıca metinleri okumakta zorlananlara ve Osmanlıca bilmeyenlere güzel bir haberimiz var. Bilim adamları, eski harfleri Latin harflerine çeviren bir program geliştirdi. Osmanlıca metinler önce scanner ile taranıyor, sonra da bilgisayara yükleniyor. Bilgisayarda program sayesinde bir tuşla Arap harfleriyle yazılı metinler, Latin alfabelerine dönüşüyor. İstanbul Üniversitesi Türk İktisat ve Sosyal Tarih Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kala ile İÜ Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Nuri Uçan tarafından geliştirilen ve adına “Yapay Sinir Ağları ile Osmanlıca Matbu ve El Yazısı Karakter Tanıma ve Okuma” (YSA) adı verilen program sayesinde kütüphanelerde, arşivlerde okunmayı bekleyen milyonlarca Osmanlıca belge ve eser, günümüz Türkçesine dönüşecek.

Projenin temeli, yapay sinir ağlarının önemli bir uygulaması olan karakter tanıma işlemine dayanıyor. 34 harfli Osmanlıca el yazısı karakterler giriş vektörü olarak sunulmuş. YSA’nın eğitim işlemi bu karakterler üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu karakterler kullanılarak yazılmış metin içeren resme, karakter algılama ve tanıma işlemi uygulandıktan sonra, resim yazısı metne dönüştürülüyor. İkinci aşamada ise Osmanlıca okutucu harfler ile asıl harfler birlikte değerlendirilerek Osmanlıca hece tanıma işlemi yapılıyor.

Prof. Dr. Ahmet Kala, Arap harflerini Latin harflerine çeviren programı daha çok akademik çalışma yapan tarihçi ve edebiyatçılar için düşündüklerini söylüyor. İstenirse bu programın satışının yapılabileceğini belirten Kala, programı alan herkesin eski harfleri bilmesine gerek kalmadan Osmanlıca eserleri okuyabileceğini ifade ediyor. Programı, Osmanlıca kaynaklardan yapılan çevirileri ve araştırmaları artıracak bir buluş olarak açıklayan Kala, bu hizmetin harf devriminin bir gereği olduğunun altını çiziyor.

Zaman-Cumartesi

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/3/2007 - İNTERNET ALT YAPISI ÇÖKEBİLİR

Kategori: teknoloji

İnternet altyapısı çökebilir

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi Deloitte Tohmatsu Touche'nin (DTT) raporuna göre, internet trafiğindeki hızlı artış 2007'de internet omurgalarından bazılarını altüst edebilir.
İnternet altyapısı çökebilir
Ancak buna rağmen telekom şirketleri veya internet servis sağlayıcısı (ISP) şirketler, bu sorunun aşılması için gereken yatırımı yapmak konusunda istekli değiller. Dünyadaki 5 bin üst düzey yöneticiyle yapılan araştırmaya göre, 2006'da 1 milyar rakamını aşan internet kullanıcılarının toplam nüfusunun 2007 boyunca artmaya devam etmesi bekleniyor.

Rapora göre, bilgisayar gerektirmeden internete doğrudan giren e-posta cihazları ve medya oynatıcıları gibi küçük, basit ve ucuz cihazlar internet kullanımında önemli bir büyüme başlatacak. Teknoloji şirketleri internet radyo alıcıları, alışveriş terminalleri, el ansiklopedileri ve dijital mesajlaşma cihazları gibi, PC'lerin maliyet ve karmaşıklığından uzak araçlarda fırsatlar yakalayabilir. Raporda "Geniş bant çılgınlığına rağmen, asıl kâr, kolay indirilebilen en küçük dosyalara ve en dar bant genişliğine dayanan SMS mesajları ve cep telefonu melodileri gibi hizmetlerden gelecek. Ücreti ortalama 20 cent olan SMS mesajlarının 1 megabaytı 1,400 dolar, film satışları ise megabayt başına ancak 13 centlik bir gelir üretiyor. Küresel cep telefonu melodisi pazarı da 4,5 milyar dolarla tüm dijital müzik pazarından daha fazla gelir üretiyor." denildi. 2007'de pek çok ülkede internet üzerinden TV hizmetinin (IPTV) başlayacağı belirtilirken, "Sabit telekomünikasyon operatörlerinin pek çoğu bu uygulamayı destekleyecektir. Operatörler, ses kullanımında beklenen düşüşü hesaba katarak, IPTV'yi gelir artırıcı bir unsur olarak piyasaya süreceklerdir. Son olarak, teknoloji ve medya pazarlarında, 2007 telekomünikasyon hizmetlerinin ücretsiz sunulduğu bir yıl olabilir. Mobil telefonlar ve geniş bant, her ne kadar gittikçe artan birçok koşula bağlı olsalar da ücretsiz verilebilecek iki hizmet olmaktadırlar." tespiti aktarıldı.

Reuters

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/3/2007 -

Kategori: teknoloji

Apple'dan yepyeni bir video oynatıcı

Apple firması, oturma odalarına yenilik getirecek bir TV ürününü ürünü piyasaya sürdü.
Yazı boyutunu büyütmek için            
Apple'dan yepyeni bir video oynatıcı
Cihaz bilgisayardan kablosuz bağlantıyla yüklediği filmi veya başka bir ürünü, yine kablosuz bağlantıyla TV'de oynatıyor.

Apple TV adı verilen ve 299 Dolara satılan küçük gri kutuya, 50 saatlik video veya 9.000 şarkı veya 25.000 fotoğraf depolanabiliyor ve bunların TV'de oynatılması sağlanıyor. 40 GB hafızalı yeni cihazın, var olan video cihazlarından, en azından şimdilik en önemli farkı, TV yayınlarından kayıt yapamaması.

AA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/3/2007 - Klavye ve fareye artık son

Kategori: teknoloji

Klavye ve fareye artık son

Bir gün size bilgisayarınızı yönetmek için sadece düşünmenizin yeterli olacağını deseler ne derdiniz? Eğer "yok daha neler" diyorsanız, isterseniz bir de bu yazıyı okuyun!
19 Mart 2007 01:49
Yazı boyutunu büyütmek için            
Klavye ve fareye artık son
Şüphesiz ki bilimin hep hayalini kurduğu projelerden birisi de insan beyninin okunabilmesidir. Filmlere bile sık sık konu olan bu hayal, yavaş yavaş gerçekleşmeye başladı. Sonunda Avusturyalı medikal ve elektrik mühendisliği firması Guger Technologies, "düşünce" ile bir bilgisayarın kontrol edilebilmesini sağlayan ilk ticari ürünü çıkartan firma oldu.

Yapılan deneyde iki insan sadece "düşünerek" masa tenisi oynamayı başardılar.

Şu anda başlangıç aşamasında her ne kadar bu gelişmeler, henüz insan beyninin tam olarak okuması konusunda başlangıç aşamasında olsa da elde edilen sonuçlar, ilerisi için oldukça umut verici. Tabii ki her gelişme gibi bu gelişmelerin de insan hayatına yapacağı olumlu yada olumsuz etkileri zamanla belli olacak.

Beyin-Bilgisayar Arayüzü

Firmanın Beyin-Bilgisayar Arayüzü (BCI- Brain Computer Interface) olarak adlandırdığı bu cihaz elektrofizyolojik sinyaller aracılığı ile zihinsel aktiviteleri belirleyebiliyor ve izleyebiliyor.

Zihinsel aktivitelere ait olan bu sinyaller tıpkı electroencephalogram (EEG) veya electrocorticogram (ECoG) sinyalleri gibidirler ve beyinden alınırlar. Daha sonra toplanan sinyaller işlenerek kontrol sinyallerine dönüştürülüyorlar ve sonuçta bir bilgisayara bilgi girişi yapmak yada bir bilgisayara imleç hareketi yaptırmak için kullanılabiliyorlar.

Hedef "kötürüm" olan hastalar

Asıl amaçlarından biri kötürüm olan hastaların sadece düşünceleri ile dış ortamla etkileşime geçebilmelerini ve temel ihtiyaçlarını giderebilmelerini sağlamak olan proje Avrupa Bilgi ve İletişim Teknolojisi Ödülü (ICT) 2007 Grand Prize'a layık görüldü.

BCI kiti standart bir Windows PC ile veya Windows Mobile platformuna sahip herhangi bir cihaz ile kullanılabiliyor. Kitin içerisinde beyin dalgalarını almaya ve kaydetmeye yarayan bir de kask mevcut.

Henüz fiyatı belli değil

Guger henüz bu BCI sisteminin fiyatını açıklamadı. Guger Technologies aslında araştırma-geliştirme (ar-ge) yapan kurumlara teknoloji transferi sağlıyor. Firma bu bağlamda da NASA, Nokia, Merck ve Sony gibi büyük kurum ve şirketlerle de sürekli işbirliği içerisinde.

shiftdelete.net



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Teknoloji Hakkında Öğrenmek İstediğimiz Herşey

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

elifce
caglar
sukranca
maviperi
abhorrence
sacita
cekirge
dungeon dungeon
kleopatra81
gulten
meyraca
hazanmevsimi
laleninbahcesi
mertce
sultan09ege
baharla
hilal17
polyanna
mutlumavi
neseli63
daye
kastamonuturk
neseli59
eroman
lapis
turgutdemir
hulyaa
kerime28
heren
duyguclap
tayfunca
sehreminilimelis
medical
medice
kastamonulum
ceylanceren
bbblogum
tadeyos
hobilendik
omerdalman
isteburdalar
yemekbulteni
tecnobluegirl
yemektariflerimiz
tecnology
yourtube
meyvelerinfaydalari
recipes
blogyardim
sacbakimiyontemleri
benyaziyorum
bebekveresimleri
bebeksagligi
healthcare
makyajteknikleri
vacations
besthotels
animalimages
sifalibitkilerimiz
orgumodellerimiz
satiyorumsaaattim
vatan37
meyvelerinfaydasi
erkekbebekresimleri
sacmodelleri
erimce
koookle
funnyimages
turkeyvacations
francevacations
vatan15
aglocohakkinda
lezzetliyemek
vatan11
arizalarmeclisi
videooblog