21/5/2007 - Türkiye Hindistan'ın tahtına göz dikti
Türkiye Hindistan'ın tahtına göz dikti
Bill Gates'in bile hacker olaylarıyla dikkatini çektiği Türkiye'nin, yazılım sektöründe lider olan Hindistan'ın yerini alarak, Avrupa'nın yazılım üssü olabileceği ileri sürüldü.
Dünya bilişim lideri Bill Gates'in bile hacker olaylarıyla dikkatini çektiği Türkiye'nin, hükümet desteğiyle de yapılacak bir atılımla yazılım sektöründe son 5 yılda lider konumuna gelen Hindistan'ın yerini alarak, Avrupa'nın yazılım üssü olabileceği belirtildi.
Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Logo Yazılım Genel Müdürü Birol Cabadak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de halen yazılım sektörünün öneminin kavranmadığını, şirket olarak halka açıldıkları dönemde borsada 1.5 yıl ne iş yaptıklarını, sermayelerinin, giderlerinin ve kazançlarının ne olduğunu anlatmaya çalıştıklarını belirtti.
Cabadak, buna karşın genç kesimin bilgisayar alanında kendini geliştirdiğini, hatta uzmanlaşmaya başladığını, bu değerlerin iyi yönlendirilmesi ve üniversitelerde yazılım alanına önem verilmesi gerektiğini söyledi. Hindistan'ın yazılım alanında bugünkü yerine gelebilmek için 20 yıl öncesinden eğitim yatırımı yaptığını anlatan Cabadak, Türkiye'nin de ithalat olmadığı için cari açığı etkilemeyen, ihracatta ise önü açık yazılım sektörüne yönelmesi gerektiğini vurguladı.
Cabadak, Türkiye'de çok başarılı bilgisayar kullanıcıları, yazılım uzmanları bulunduğunu, son olarak İzmir'deki bir firmanın Microsoft tarafından satın alındığını bildirdi.
Ülkede yazılım alanında başarılı daha bir çok firmanın bulunduğunu, ancak bunların tanıtımlarını iyi gerçekleştiremediğini ifade eden Cabadak, şunları kaydetti: ''Türkiye'nin en büyük avantajı bilgisayarla tanışmış bir genç kitleye sahip olması. Avrupa ve ABD'deki yaş ortalamasının yükselmesi yazılım gibi genç beyinlere ihtiyaç duyulan sektörlerde, genç nüfusa sahip ülkelerin önünü açtı.
Türkiye'nin bilişim anlamında önün açık, ancak, yatırım yapılmıyor. Bu sektörü değerlendirip yatırım yapan bir grup yok. Bugün Türkiye'de bilişim pazarı 18 milyar dolar. Gelecek yıl bir milyon 200 bin adet notebook satılması hedefleniyor. Bunun 300 milyon doları yazılımı oluşturuyor. Bu da pazarın ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.''
Cabadak, ABD'deki Microsoft merkezinde çok sayıda Türk gencinin görev aldığını, Türkiye'de yeterli yazılım olmadığı için gençlerin bu ülkeyi tercih ettiğini vurguladı.
Mevcut bilişim şirketlerinin ise büyüyemediğini, bu nedenle yeni bilişimcilerin ortaya çıkmadığını anlatan Cabadak, şöyle devam etti: ''Türkiye değerlerini bu dönemde iyi değerlendirmeli. Hindistan fason üretimle, çeşitli firmalara parça parça kod yazıyor. Yazılım konusundaki giderek kaybediyor. Hindistan'ın 25-30 milyar dolar ihracatı var. Ancak, kendi markaları yok, mevcut yapılarının altı boş. Türkiye ise Bill Gates'in bile dikkatini çeken gençlere sahip. Elimizdeki yeteneklerin birçoğu iyi değerlendirilemediği için bilgisayar korsanlığına (hacker) yöneliyor. Türkiye'nin bir an önce modelini kurup, yazılımda atağa geçmesi gerekir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çıkıp, (Türkiye yazılım ülkesidir, Avrupa'nın yazılım üssü olacağız) desin, böylece yazılımcıları da atağa kaldırır.''
Bilişim sektörünün sürekli geliştiğini anlatan Cabadak, ''2023'de bilişim sektöründe 2 milyar dolar ihracat hedefliyoruz. Yazılımda hiç ithal girdiniz olmaz. Turizmden çok daha önemli bir sektör'' dedi.
-KORSAN YAZILIM-
Cabadak, yazılım korsanlığının tüm dünyada ciddi boyutlara ulaştığını, yazılım hırsızlığının önüne geçebilmek için Yazılım Eser Sahipleri Meslek Birliği olarak girişimlerde bulunduklarını belirtti.
Yazılım fiyatlarının yüksek olduğu yönünde yanlış bir yargı bulunduğunu ifade eden Cabadak, ''Çok sayıda yazılımın fiyatları uygun. Okul öncesi çocuklar için hazırladığımız bir eğitim setini 20 YTL'ye satıyoruz. Ancak, bunu para vermeyi lüks olarak görenler, CD'yi kopyalamayı tercih ediyor'' dedi.
Cabadak, son çıkan yasalarla, korsan yazılım uygulanan bir iş yerinde bütün bilgisayarlara el konulabileceğini, yetkililerin ise 1.5-3 yıl hapis, 300 bin YTL'ye kadar para cezasıyla karşı karşıya kalacağını vurguladı.
Dünyada kopya kullanım oranının yüzde 50'nin altına inmesinin başarı olarak kabul edildiğini belirten Cabadak, ''Türkiye'de ise kopya yazılım oranı yüzde 85 seviyelerinden yüzde 69'a düştü. Bunu daha aşağı seviyelere çekebilmek için meslek birliği çatısı altında mücadelemiz sürüyor'' diye konuştu. "
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yen bir duyuru yer aldı. Duyuruda Cumhurbaşkanlığı ile birlikte laikliğin gündeme gelmesine dikkat çekildi. İşte o duyuru:
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan duyuru
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.
Bu bağlamda;
Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.
22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.
Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.
Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.
Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.
Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.
Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.
Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.
Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.
Panda Software, güvenlik servisi olan TrustLayer Mail tarafından Mart ayında taranan e-postaların %87.5’i Spam (istenmeyen e-posta) olduğunu açıkladı.
17 Nisan 2007 23:39
Yazı boyutunu büyütmek için
Panda Software, güvenlik servisi olan TrustLayer Mail tarafından Mart ayında taranan e-postaların %87.5’i Spam (istenmeyen e-posta) olduğunu açıkladı. TrustLayer Mail kullanan müşterilerin sistemlerinde yapılan analiz sonucunda elde edilen bilgi, Spam’in Bilgi İşlem Departmanlarının başını ağrıtan en önemli sorunlardan biri olduğunu tekrar göz önüne serdi.
En çok karşılaşılan kötü niyetli kodun, bulaştığı bilgisayarda bir arka kapı açarak DLL kurarak sisteme uzaktan erişime izin veren Mydoom.M solucanı olduğu bulundu. Bu solucan aynı zamanda birçok güvenlik çözümünün doğru çalışmasını önleyip bilgisayarı gelecekteki saldırılara savunmasız bırakmaktadır.
Panda Software Türkiye Genel Müdürü Cem Haydar Bektaş konu ile ilgili “Spam (İstenmeyen e-posta) şirketlerdeki verim kaybının ana nedenlerinden birisidir. Çalışanlar yüksek sayılarda gelen yararsız mesajı okuma ve silme işlemi sırasında zaman kaybederken, Bilgi İşlem tarafında ise yoğun gelen bu Spam’ler sistem yavaşlamasına neden olmaktadır. Bu da, değerli kaynakların boş yere harcanması ile sonuçlanmaktadır. Bu yüzden, şirketler Spam’lerin bilgisayarlara ulaşmadan durdurulabileceği bir araca sahip olmalıdırlar. Panda Software güvenlik servisi TrustLayer Mail’in avantajlarından biri e-posta ile gelen kötü yazılımları bilgisayara bulaşmadan durdurmasıdır. Böylece, bilgisayarlarda hasara neden olacak kötü niyetli kodlar algılanır ve çalışanlar bilgisayarlara zarar verecek tüm saldırılardan etkilenmemiş olurlar. Bu da, şirketlerde verimliliği ve performansı arttırır” açıklamayı yaptı.
Panda Software Hakkında;
Panda Software (www.pandasoftware.com.tr) virüsler, korsanlar, Truva atları, casus yazılımlar, şifre çalma, çöp ve diğer Internet kaynaklı tehditlerle mücadele eden bütünleşik güvenlik çözümlerinin önde gelen geliştiricisi ve sağlayıcısıdır. Devrim yaratan TruPreventTM Technologies ile, Panda Software’in yenilikçi çözümleri yatırımlarda daha hızlı geri dönüş sağlarken müşterileri daha tanımlanmamış yeni tehditlere karşı bile koruma altında tutarlar. Kullanıcılara sanayide tam güncellemeleri sağlayan en hızlı laboratuar olan PandaLabs kötü yazılımlara karşı günde 24 saat, haftada 7 gün ve bütün yıl boyunca bütün dünyada cevap vermektedir.
Panda Software’in merkezi yönetimli güvenlik çözümleri sunucular, ağ geçitleri ve bütün ağ giriş noktalarını korur ve büyük kurumlar, küçük ve orta ölçekli işletmeler ve tüketiciler için Internet tehditlerine karşı doğrudan ve yüksek etkili bir savunma hattı sağlarlar. Panda çözümleri şirketin bulunduğu bütün ülkelerde uzman destek teknisyen ekipleri tarafından desteklenirler. Teknik destek hizmetleri günde 24 saat, haftada 7 gün mevcuttur.
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum Biri benden bundan başkasını naklederse
Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir... Güneş olmak ve altın ışıklar halinde Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim Gece esen ve suçsuzların ahına karışan Yüz rüzgarı olmak isterdim....
Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...
Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...
Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...
Bir katre olma, kendini deniz haline getir Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin
Beri gel, beri !
Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ? Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...